ESKİYE DAİR-1
Eskiye dair-1 Biz çocukken resimler çizerdik. Gökyüzüne dik uzayan yüksek dağlar, uzak dağların arasından yükselen sarı sapsarı bir güneş ve etrafına ışık saçtığını gösteren, kısa uzun çizgiler. Sonra uzak dağların koynundan kıvrılarak gelen, suyu masmavi bir akarsu olurdu. Dağlara doğru kısalarak giden, canlı yeşil mi yeşil ağaçları çizerdik. Resmin sol tarafına, tatlı mı tatlı bir ev kondururduk. Çatısı alabildiğine dik ve etrafında şirin bir çit olurdu hep. Çoğu zaman, bu resimlerde insanlar olmazdı. Sadece sonsuz maviliklere kanat çırpan, v harfinden türemiş, özgür kanatlı kuşlar gökyüzünde belirirdi. Bazen mevsim sonbahar olurdu. Sarı ve kızıl renkli yapraklar yeryüzüne yüz sürerdi. Aynı resmin kış olduğunu, evin bacasından tüten s harfli isinden ve dalları çıplak ağaçlardan anlardık. Bu yazdıklarım, evvel zaman içinde ve kalbur saman içinde yitirdiğimiz çocuk masumluğumuzdu. Önce o yılmaz dağları ve iri sapsarı güneşi sonra yılan gibi kıvrılan mavi ak...