GASTAR...
Gastar… Baharın tazeliğiyle yeşeren doğa, meşe ağaçlarının gölgesinde yeni bir sabırla büyüyor. Meşe ağacı, bu coğrafyanın kadim ağacıdır. Yapraklarının hışırtısında binlerce yıllık hikaye saklıdır. Yöre insanıyla bütünleşmiş, onların derdiyle hemhal olmuş, yanı başında bin derman olmuştur. Onun yaşamı, sade ve kendi halindedir. Bu yönü ile birazda ona benzemişizdir. İlkbaharda, meşe ağaçları yapraklarını vermeden toprak adeta çıplaktır. Ancak havalar ısındığında, meşeler tomurcuklanıp yapraklarını açtığında, baharın gelişi müjdelenir ve mühürlenir. Bu, yörenin hayvanları için de müjdeli bir haberdir. Özellikle keçiler için, meşe yaprakları en sevilen besin kaynağıdır. Meşe ağacının yaprakları o kadar sıktır ki, güneş ışıkları geçemez. Bu nedenle, gölgesi her zaman serindir. Yöre insanı da bu özelliği bilir ve yazın evlerinin balkonlarına (ortmi) meşe yapraklarından çardaklar( kom) kurarak güneşten korunur. Arada esen ılık bir yel, kurumuş meşe yapraklarını öyle güz...